9 Nisan 2010 Cuma

yoldan çıkma fantazisi

90'lı yılların sonuydu. Artık bir şeylere karar vermem ve 'yolumu çizmem' gerekiyordu. Hoşlandığım çocuğu yakın arkadaşıma kaptırmıştım, deneme sınavlarında yeterli puanları alamıyordum ve hala istediğim kiloda değildim. İlk yıl hezimetini minimum zaiyatla atlattıktan sonra, duvarlara astığım fotoğraflara bakıp motivasyonumu arttırmam işe yaradı ve bir yere 'kapağı attım'. Beş yılım bu kapkla aktif ilgilenmekle geçti ve sonunda mesleğim (yüz binlerce diğerleri gibi) bana kapak oldu.
Şimdi burdayım.
Bana çizilen sosyal yoldan çıkmaya çalışıp fantazi yapıyorum. 'Sadece kalem, kağıt ve insan ile bu çark nasıl döner?'in peşindeyim. Yazmak, çizmek ve konuşmak istiyorum. Yapabilirim.

Soru-Cevap İlişkisi
Hayatta her şeyin (yüzleşilmek istenmese de) bir sorusu, bir de cevabı var mutlaka. Önemli olan cevabı bulmak değil, doğru soruları sorabilmek. 'Nasıl'lar biraz daha atış serbest sorulardır da; 'neden'ler can sıkıcı olabilir. Genelde seçim odaklıdır 'neden'sorusu. Eş, okul, meslek, tarz, hobi... bunların hepsinin cevabı 'biz'i oluşturur. Genelde de bu 'biz'den memnun değilizdir zaten ve sıkıntı buradan doğar. 

Özgürlük-Serbestlik İlişkisi
Bahsi geçen 90'lı yıllarda varsa yoksa özgür olmak esastı benim için. O zamanlar özgürlüğün nasıl da sorumluluk gerektiren bir şey olduğunu bilmiyordum. Salınverince özgür oluyormuşum aklımca. Meğer salınıvermek, serbest bırakılmak sadece büyükbaş hayvanlara özgürlük getiriyormuş.

Eylemsizlik-Beklenti İlişkisi
Aslında formül ne kadar basit: Altaypı, hedef-beklenti ve eylemler aynı rotada olursa, sistem çorap söküğü gibi işliyor. Ama hedefimiz yoksa (ki bu en vahim durumdur), altyapımız hedefimize uygun değilse, beklentimiz elde avuçtakinden farklı yöndeyse ve yapamayacağımıza olan inancımız yapabilecek oluşumuzu baskılıyorsa ve bu psikoloji bizi eylemsizliğe itiyorsa; soru-cevap ilişkisine dönmeli ve 'yoldan çıkma fantazisi' kurmalıyız.

Yatağını biz açmazsak, suyun hangi yoldan akacağını merakla beklemekten öteye geçemeyiz.

1 yorum:

  1. modernizm neden yerine nasıl sorusunun geçmesiyle başlar; bizi özgürleştirdiğini sanan soru... ama öyle olmuyormuş.

    neyse, hoşgeldin ve devamını bekliyoruz.

    YanıtlaSil